1.824
2.316
Adını sıkça duymaya başladığımız hastalıklardan biri haline gelen “ÇÖLYAK” ömür boyu diyet yapılması gereken önemli hastalıklardan biridir. Tüm toplumların temel besin kaynaklarından olan buğday, arpa, yulaf ve çavdarın içinde bulunan gluten adlı proteine karşı vücudun tepki vermesiyle ortaya çıkan alerjik bir hastalıktır. Bu hastalık, tahıl ürünlerinin soframızda oldukça kıymetli yere sahip olduğu ülkemizde, ÇÖLYAK hastalığına yakalananların makarna, ekmek, simit gibi gıdaları yaşamları boyunca yememeleri anlamına geliyor. Çölyak hastaları yaşamlarını konforlu bir şekilde sürdürebilmeleri için glutensiz ürünlerden oluşan gıdaları tüketmek zorundadırlar. Hayatın herhangi bir döneminde ortaya çıkma olasılığı bulunan hastalığın nedenleri ve tedavi yöntemlerine uzmanlar şu yanıtları veriyor:
- Çölyak hastalığı nedir?
Çölyak, ince bağırsak alerjisidir. Buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi tahıllarla, bisküvi, reçel gibi birçok gıdanın içinde bulunan gluten adlı proteine karşı kişinin ince bağırsağının tepki vermesidir. Yenilen besinler, midede hazmedildikten sonra ince bağırsağa geçer ve gerekli olan bütün besin kaynakları ince bağırsakta bulunan villus çıkıntıları sayesinde emilerek kana karışır. Çölyak hastalarında gluten maddesi villusları yok ettiği için vücut gerekli besin maddelerini alamaz. Bu durumda bağışıklık sistemi bozulur ve kişi Çölyak hastalığına yakanlanmış olur. Kısacası Çölyak hastalığı ince bağırsak alerjisidir.
Belirtileri nelerdir?
Çölyak hastalığı, çocukluk, ergenlik veya yetişkinlikte olmak üzere hayatımızın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilir. Bebekler büyümeye başladıklarında gluten içeren gıda maddeleri ile tanışırlar. Örneğin ekmek, makarna, bisküvi tüketen çocuklarda, iştahsızlık, ishal, kusma, karın şişliği baş gösterir. Kol ve bacaklar ince olur, büyümede gerilik görülür, boy uzamasında yavaşlama ve huysuzluk Çölyak’ın tipik belirtileri olarak ortaya çıkar. Bazen bir ameliyat veya hastalık sonrası viral enfeksiyon ya da depresyon sonucunda ortaya çıkarak, kişiye göre değişik belirtiler verebilir. Bunlar nedeni bilinmeyen kansızlık, şiddetli ishal ve karın ağrısı, sinirlilik, geçmeyen gastrit benzeri şişkinlik, kısırlık, düşük yapma eğilimi, kemik ve eklem ağrıları, kollarda ve bacaklarda uyuşma geçmeyen ağız içi yaraları gibi belirtileri vardır.
Teşhis ve tedavi yöntemleri nelerdir?
Hastalıklar arasında Çölyak’ın teşhisi en zor olanların başında yer alır. Nedeni ise birçok hastalığın belirtilerine çok benzediği için başka hastalıklarla karıştırılabilir. Kesin tanı için özel kan tahlilleri ile bir gastroenterolog tarafından ince bağırsak biyopsisi yapılmalıdır. Ayrıca genetik bir hastalık olduğu için, ailesinde Çölyak hastalığı olan kişilerin şikayeti olmasa da doktora başvurmaları gerekir. Tanı konulduktan sonra sağlıklı bir yaşam için uyulması gereken tek tedavi yöntemi ömür boyu glutensiz diyettir. Unutulmamalıdır ki Çölyak hastalığının herhangi bir ilacı yoktur. Hastalık bilinmediği zaman ölümcül sonuçlar doğurabilir.
Çocuklarda besin alerjisi giderek artıyor. Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesi Alerji Klinik Şefi Prof. Dr. İlknur Bostancı, çocuklardaki besin alerjilerinin yüzde 90’ına süt, yumurta, fındık, fıstık, soya ve buğdayın neden olduğunu belirtti. Prof. Bostancı, “Besin alerjisi özellikle yaşamın ilk yıllarında daha sıklıkla görülüyor” dedi.
Dış ve dış sağlığına gerekli özenin gösterilmemesi, zamanında etkin önlemler alınmaması çocukluk çağlarından itibaren diş kayıplarının yaşanmasına neden oluyor. Diş Hekimleri ebeveynlere, çocuğun sağlıklı bir dişe sahip olması, uzun yıllar mutluluk içerisinde tebessüm edebilmesi konusunda uyarılarda bulunurken, çocuk yaşlardan itibaren dişlerin bilinçli bir şekilde bakımının yapması gerektiğini…
Sabahları yataktan kalkmak istemiyor musunuz? Kendinizi, yorgun, bitkin tüm enerjisi tükenmiş hiçbir şey yapmak istemez bir ruh halinde mi hissediyorsunuz? Gece boyu gözünüze uyku girmiyor mu? İşte bunların hepsine veya çoğunluğuna yanıtınız “evet” ise, kronik yorgunluk içindesiniz demektir.